Fazilet Eğitim Kurumları

Faziletli Nesiller Yetiştirir

ÖZEL ÜSKÜDAR ORTAOKULU ÖĞRENCİLERİ TÜRKÇE ALANINDA BAŞARILARINA YENİLERİNİ EKLEYEREK GURURUMUZU İKİYE KATLIYOR:

100.Yılında ÇANAKKALE DESTANI konulu  şiir yarışmasında 1.olan öğrencimiz FATMA BETÜL ERDEMİR i tebrik eder.Hayat boyu başarılarının devamını dileriz.


ZORLU  SAVAŞ

 

Büyük bir savaş vardı.

Dünya tamamen ayaklanmıştı.

Her yerde savaşın bitmeyen hüznü vardı.

Birçok cephede savaş açılmıştı.

 

Biz hepsini kaybediyorduk.

Fakat bir tane vardı, o olamazdı.

O kaybedilemezdi, kazanıcaktı.

İnanıyorduk kendimize.

 

Açtılar, susuzdular.

Silah desen yok, on askere bir silah

Onlar güçlüydüler.

Ellerinde kocaman “İnsan Öldürenler” vardı.

 

Bizim yoktu fakat iman gücümüz vardı.

Onların? Peki onların? Sadece silah

Atatürk ölmeyi emretti,

Savaşıcaz, öleceğiz dedi.

 

Kan revandı heryer Çanakkale’de

Bir gemi göründü boğazın önüne yaklaşan

Seyit Ali 275 kiloluk mermiye koştu durmadan

Hiç düşünmeden kalbindeki imanla kaldırdı o mermiyi.

 

Koca mermiyi zırhlıya attı.

Fransız Zırhlısı malubiyete uğradı.

Nasıl olurdu bu ? O gemi batamazdı.

Fransa mağlubiyete uğrayamazdı.

 

Çok kan döktük Çanakkale

Destan yazdık o kanlı topraklarına ,

Kanımızı taşıttık şanlı Türk bayrağına,

Çanakkkale geçilmez, dedik dünyanın dört bir yanına

Şimdi övün Çanakkale, emeğin boşa değil,

Şimdi övün Çanakkale, bu güzel vatan onların değil.

 

                               FATMA BETÜL ERDEMİR-8-A




          Özel Üsküdar Ortaokulu 6/B  sınıfı öğrencilerindenM.YASİR ŞAHİN:23 Nisan çocukları konulu   şiir yarışmasında 2.olup dereceye girerek bizleri onurlandırmıştır.




23 Nisan’ın  Özgürlük Çiçekleri

Bir bayram havası eser yurdumda

Al bayrağım dalgalanıyor, her yanda

Yurdum itibar kazanmış tüm dünyada

İşte bu benim bayramım 23 Nisan

 

Rakımların yüksekliği yıldırmaz bizleri

Atam armağan etmiş bize bu günleri

Memleketimin her karışında var şehit izleri

 

Kiminin saçı

Kiminin teni sarı

Kiminin gözleri

Kiminin gökleri mavi

 

Türk Bayrağı minik elinde,

Vatan sevgisi atar kalbinde

Katılan bayrama Türk çocukları,

Boğulsun düşmanlar coşku selinde

 

Koşun bayrama şehit çocukları

Gelin bayrama gazi çocukları

Rengarenk açın vatan toprağında

23 Nisan’ın  özgürlük çiçekleri

                                                M.YASİR  ŞAHİN



Özel Üsküdar ortaokulu 8/B  sınıfı öğrencilerinden VERDA NUR SEVİMOĞLU:Hz. Peygamber ve Birlikte  Yaşamanın Temel İlkeri konulu   şiir yarışmasında 1.olup dereceye girerek bizleri onurlandırmıştır.



KARDEŞLİK HATIRALARI

Tüm insanlar yaşar bir dünyada,

Hepimiz öğrenmeliyiz, nasıl yaşanır bir arada.

Yoksa nasıl yaşanılır,

Bu zorluklarla dolu dünya, nasıl dayanılır?

 

Kar taneleri bile dokunmaz birbirlerine,

Biz ise nasıl sataşırız herkese?

Silahlar artık kaldırılsın bence,

Ne gerek var, böyle bir şeye?

 

Doğanın kanunudur aslında, sadece açken öldürmeye,

Biz ise nasıl göz yumarız, bunca katledilmeye?

Hayvanlar bile bu kadar merhametliyken,

Biz insanlar nasıl durumu kabulleniriz, bunca savaş varken?

 

Siyahından esmerine, esmerinden beyazına kadar,

Birlikte yaşasak nasıl olacak ki zarar?

Yan yana olsun evlerimiz,

Paylaşılsın hüzünlerimiz, sevinçlerimiz.

 

Hepimiz farklıyız, ovadaki çiçekler gibi,

Birlikte yaşayıp, sürelim Efendimizin izini.

Biliyorum ki, yaşayabiliriz birlikte,

Savaş olmadan, yaşayalım el ele.

 VERDA NUR SEVİMOĞLU




ÜSKÜDAR İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNÜN DÜZENLEDİĞİ

 ‘’23 NİSAN BENİM BAYRAMIM’’KONULU YARIŞMADA ŞİİR DALINDA 3. OLDUK



        

 

Okulumuz  Özel Üsküdar Ortaokulu 5/B sınıfı öğrencilerinden AYŞENUR KAYA’nın yazdığı ‘’ EL ELE VERİN ÇOCUKLAR

’’ başlıklı özgün  ŞİİR  yazısıyla İstanbul genelinde üçüncü olmuştur.Eserimizi siz değerli okuyucularımızla paylaşmak isteriz:

 

 

EL ELE VERİN ÇOCUKLAR

 

Ulusal egemenlik adına hepimiz

Sevinçle coşkuyla bekleriz biz

Sınıfımız, bahçemiz, okulumuz

Büyük bir heyecanla renk renk süsleriz

 

Bu mutlu günde şenlikler, oyunlar hazırlarız

Süslü püslü kıyafetler seçeriz

Hiçbir ayrıntıyı unutmayız

Dört gözle buram buram bekleriz

 

Bütün dünya çocuklarıyla haberleşiriz

Ulusu ve Evreni tamamen doldururuz

Herkesi kardeşliğimizle şenlendiririz

Tüm dünyaya şiirlerimizi güzel güzel okuruz

 

Bizimle beraberdir velilerimiz, öğretmenlerimiz

Herkesi o gün bayramımıza bekleriz

Budur evrensel kardeşlik adına mutlu günümüz

Hiç birini renk renk, ten ten unutmayız

 

Olmasın hiçbir zaman kardeşlik adına hatalarımız

Keyfini çıkaralım bayramın hepimiz

Görülmeye değerdi gönül gönüle sevgimiz

Haykırıyorum tüm dünya çocuklarına görün hepiniz

                                                                                              Ayşenur KAYA


**********************************************************



Özel Üsküdar ortaokulu 8/A sınıfı öğrencilerinden F.BETÜL ERDEMİR:Cumhuriyet Çocuklarıyla Elele   şiir yarışmasında dereceye girerek bizleri onurlandırmıştır.

 

 

                                       Dünden Bu Güne Cumhuriyet

 

Ogün her zamankinden farklı bir gündü

Uzaklardan bir yerden yeni bir güneş doğuyordu

Atatürk’ün gür sesi tüm dünyada yankılanıyordu

 

Yüzlerde kavuşulan günün büyük sevinci vardı

Gözler ise yüraklere gömülmüş şehitlerin hüznü ile doluydu

Kazanılmış bu büyük zaferle teselli bulunuyordu

 

Ey kahraman Türk Milleti

Vatan uğruna onca can verdin

Şimdi övün kendinle

Bir bak geçmişin o kasvetli yüzüne

 

Cumhuriyetle birlikte eşitliğe yöneldik

Demoktatik bir devlet olduk

Aydınlığa eriştik

 

Şimdi dışarıya çıkalım

Bu coşkulu günü kutlayalım

Bayrak balon elimizde yürüyüp,

Neşemize neşe katalım

 

Sen bizim hürriyetimizsin

Bizim nefesimizsin

Sen vazgeçilmezsin

Selam ey cumhuriyet

Selam ey büyük millet 




Özel Üsküdar ortaokulu 8/A sınıfı öğrencilerinden F.BETÜL ERDEMİR:Ben Bir Polis Olsaydım konulu   şiir yarışmasında dereceye girerek bizleri onurlandırmıştır.

 

                                                VATANIN KUTSAL BEKÇİLERİ

Benim hayalim polis olmaktı

Göğüsümü gere gere yürüyüp ben polisim demekti

Yurdu düşmanlardan koruyup yaşatmak

Bir ömür, bu yolda nöbet tutmaktı

 

Gecem gündüzüme karışsın

Sabahı sokaklarda geçireyim,

Hayalim gerçek olsunda,

Vatanım daima korunsun diye.

 

Gözleri sevinçle, imrenerek bana bakarlar.

Gururla yürürüm o zaman her yerde,

Göğüsümdeki armaya bakarım bir kere,

Sonunda olmuştum polis, görevimdeyim işte.

 

Neden bu kadar istedim?

Neden polis?

Çünkü ben yurdumu sevdim.

Vatanımı sonsuza dek düşmanlardan korumak istedim.

 

Gidecektim gurbet ellere.

Ah anam ah, nasılda bakıyor sulu gözleriyle.

Bilmezki ben polis olacağım

Bilmezki ben bu yolda yürüyüp vatanımı koruyacağım

 

İster doğuda olsun, ister vatanın diğer ucunda

Benim için farketmez mekan,

Nerede olursam olayım vatan uğruna akacak bu kan

Vatan korunacak boş bırakılmayacak hiçbir zaman.


*************************************************

100.Yılında ÇANAKKALE DESTANI konulu  KOMPOZİSYON  yarışmasında 1.olan öğrencimiz  ZEHRA BETÜL  ÖZDEMİR i tebrik eder.Hayat boyu başarılarının devamını dileriz.

                                 ÇANAKKALE'NİN ÖLÜMSÜZ ASKERLERİ                         

                                  

       Binlerce şehidimizi barındıran Aziz Çanakkale, Çanakkale'm, Çanakkale'miz... Aylardan mart. Güneş o gün bir farklı doğuyor, sanki olacakları bilircesine...

       Genci, yaşlısı, kadını, erkeği herkes canını düşünmeden kendini atıyor cepheye. Denizde İngiliz, Fransız, Yunan gemileri bekliyor. Tek hedefleri var o da Çanakkale. Mayınlar üst üste patlıyor. Kurşunlar sanki yağmur olmuş damla damla yağıyor. Denizden geçemeyeceklerini anlayınca bu sefer karadan geçmeye çalışıyorlar ama nafile... Karşılarında vatanı uğruna binlerce şehit verebilecek bir ordu var. Mustafa Kemal Paşa askere: ''Askerler ben size taaruzu değil, ölmeyi emrediyorum'' deyince askerler, kurdun kuzuya saldırırcasına düşmana saldırıyor. Bu kararlılıkla Çanakkale'nin ''geçilmez'' olduğunu altın harflerle tarihimize kazıyorlar.

        18 Mart 1915...Bu şanlı zaferin tarihi. Gönüllerimize ve tarihin o görkemli sayfalarına kazınan gün. Binlerce insanın, binlerce evladın, binlerce annenin, babanın şehit olduğu gün. Kazanılan zafer için yüreklerimiz bir o kadar sevinçli, bir o kadar da ölen insanlarımız için buruk. O şanlı günü anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Uğruna yazılmış binlerçe şiir, binlerce türkü, ve bir o kadar da şehit verdiklerimiz vardır. Savaşı neden İngilizler, Franzılar, Amerikalılar veya Yunanlılar kazanamadı da biz kazandık? İşte düşmanların kafasını kurcalayan sorulardan bir tanesi. Türklerin silahlanmaları veya donanmaları onlardan daha mı iyiydi? Veya askerlerimiz onların askerlerinden daha mı güçlüydü? Hayır. Bizim kendi ihtiyacı olduğu halde yanında ki arkadaşıyla ekmeğini, suyunu paylaşan gönlü bol askerlerimiz vardı. Önce Allah'a sonra bu vatana olan sevgileri...Daha çocukken, annesi, onu gözünden sakınırken o bu vatan için orada şehit oldu. Binlerce insan, tek hedef... Ölümü bile bile, koşarak savaşa gittiler. Vatanlarına duydukları bu sevgi, bu bağ nereden geliyordu acaba? Onların duygularını biraz da biz hissedebilseydik acaba biz ne kadar kendimizi tehlikeye atabilirdik? O genç yavrular, analar, babalar, evlatlar, binlerce insan, vatanları için gözlerini kırpmadan savaştı. 253.000 şehit. Dile kolay... Acaba bu manzarayı görmeye gücümüz yeter miydi? Şimdi rahatlık içinde bunları anlatmak, yazmak çok kolay ama yaşamak nasıl bir duygu? Tek ayağıyla savaşan Gazi Mehmet, 275 kilogramlık mermiyi sırtlayan Seyit Onbaşı, adlarını bildiklerimiz ve bilmediklerimiz bütün askerlerimiz... Hepsini rahmet ve saygıyla anıyoruz. Bu zafer hepsinin emeği. Bu zafer Türk milletinin zaferi...Başta Mustafa Kemal Paşa'nın komutalığında ve binlerce askerimizin zaferi...

        Mehmet Akif'in de mısralarında dediği gibi: ''Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? Dünya'da gerçekten eşi görülmeyen bir savaş...Şiirlere, türkülere, filmlere, kitaplara konu olan bu görkemli savaş...Yıl şimdi 2015.. Tam 1 asır. Üstünden geçen tamı tamına 100 yıl...Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı! Herkesin aklına kazınan söz... Şimdi Çanakkale' de olsak ayakta durabilir misiniz? O yere rahatlıkla basabilir misiniz? Altında ki binlerce kefensiz yatan askerleri bile bile... İmanları tam, savaşta bile Kur'an-ı Kerim okuyan, namazını kılan askerlerimiz...Şimdi biz bu vazifelerimiz yerine getiremezken onlar bunu savaş esnasında yapmışlar.

   Yaralanan bir Fransız'ın yaralarını saran bir Türk askerine soran Fransız subay şu cevabı alır:

  -Cebinden bir kadının resmini çıkardı, bir şeyler dedi ama anlamadım. Galiba annesiydi. Benim kimsem yok bari o kurtulsun da annesine kavuşsun demiştir.

      Bu kahramanlık hikayesi dünya tarafından da bilinmektedir. Kendi cenaze namazlarını kılan o şanlı askerlerimiz... Bu inceliği düşünebilen, imanlı, cesur, vatanına bağlı ve gönlü temiz insanların nesli olduğumuz için ne kadar sevinç duysak az. Bize bu güzel vatanı bıraktıkları için onları saygı ve sevgiyle anıyoruz.

       Kocadere köyünde büyük bir sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı, kimi Bosnalı, kimi Adıyamanlı, kimi Gürünlü, kimi Halepli çok sayıda yaralı getiriliyor...Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir. Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır. Nefes alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından: “Ölme ihtimalim çok fazla… Ben bir pusula yazdım… Arkadaşıma ulaştırın” Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur: “Ben...Ben köylüm Lapseki`li İbrahim onbaşıdan 1 mecit borç aldıydım...Kendisini göremedim. Belki ölürüm. Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin”

“Sen merak etme evladım” der komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle okşar. Az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözü de: “Söyleyin hakkını helal etsin” olur...

Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar getiriliyor. Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor. Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor. İşte yine bir künye ve yine bir pusula. Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır. Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine nede göz yaşlarına engel olamaz.

Pusuladaki not: “Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil`e 1 mecit borç verdiydim. Kendisi beni göremedi. Biraz sonra taarruza kalkacağız. Belki ben dönemem. Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim.” der. Bu denli hakkı gözeten bir ecdadın torunları olduğumuz için ne kadar övünsek az. Onlar övgünün en büyüğüne layık askerler.

      Gerek Çanakkale uğruna yazdığımız şiirleri, gerek türküleri, gerek kitapları, hakkını vererek yazdıysak  ve o güzel askerlerimizin duygularını biraz bile hissedebildiysek ne mutlu bize. Onların zaferlerini ve kahramanlıklarını dilimizden düşürmemek dileğiyle daha nice yüzyıllara...

                              ZEHRA BETÜL  ÖZDEMİR



***************************************************



100.Yılında ÇANAKKALE DESTANI konulu  şiir yarışmasında 1.olan öğrencimiz FATMA BETÜL ERDEMİR i tebrik eder.Hayat boyu başarılarının devamını dileriz.

 

ZORLU  SAVAŞ

 

Büyük bir savaş vardı.

Dünya tamamen ayaklanmıştı.

Her yerde savaşın bitmeyen hüznü vardı.

Birçok cephede savaş açılmıştı.

 

Biz hepsini kaybediyorduk.

Fakat bir tane vardı, o olamazdı.

O kaybedilemezdi, kazanıcaktı.

İnanıyorduk kendimize.

 

Açtılar, susuzdular.

Silah desen yok, on askere bir silah

Onlar güçlüydüler.

Ellerinde kocaman “İnsan Öldürenler” vardı.

 

Bizim yoktu fakat iman gücümüz vardı.

Onların? Peki onların? Sadece silah

Atatürk ölmeyi emretti,

Savaşıcaz, öleceğiz dedi.

 

Kan revandı heryer Çanakkale’de

Bir gemi göründü boğazın önüne yaklaşan

Seyit Ali 275 kiloluk mermiye koştu durmadan

Hiç düşünmeden kalbindeki imanla kaldırdı o mermiyi.

 

Koca mermiyi zırhlıya attı.

Fransız Zırhlısı malubiyete uğradı.

Nasıl olurdu bu ? O gemi batamazdı.

Fransa mağlubiyete uğrayamazdı.

 

Çok kan döktük Çanakkale

Destan yazdık o kanlı topraklarına ,

Kanımızı taşıttık şanlı Türk bayrağına,

Çanakkkale geçilmez, dedik dünyanın dört bir yanına

Şimdi övün Çanakkale, emeğin boşa değil,

Şimdi övün Çanakkale, bu güzel vatan onların değil.

 

                               FATMA BETÜL ERDEMİR-8-A



5019 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret452640